İncir üreticisinin başı hırsızlarla dertte
Dünyanın en kaliteli incirlerinin yetiştiği Aydın'da hasat sonrası toplanan incirler kurutulmaya başlanırken, üreticinin en büyük sıkıntısı ise incir hırsızları oldu. Aldıkları önlemlere rağmen hırsızlardan kurtulamadıklarını ifade eden incir üreticisi Tansel Önder, "Kolluk kuvvetlerimizin de özverili çalışmaları var ancak bu konuda yasal bir altyapının oluşturulması gerek. Yakalanan şüpheli tutuksuz yargılanıyor ve ertesi gün yine bahçelerimize geliyor" dedi.
Türkiye ekonomisine ciddi katkı sağlayan ve önemli ihraç ürünlerinden olan incirde sezon hareketliliği sürüyor. Ülke pazarının yüzde 80'ini karşılayan Aydın'da da üreticileri hasat telaşı sararken, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte incir bahçelerine inen üreticiler, bir yandan incirlerini topluyor bir yandan da incir seçimlerini gerçekleştiriyor. Bu yıl yaşanan kuraklık sebebiyle özellikle sulanmayan yerlerde incirler zarar görürken, Germencik ilçesine bağlı Mursallı Mahallesi'nde incir üreticiliği yapan Tansel Önder, "Sezon, sulanan arazilerde incir üretimi olarak iyi fakat sulanmayan yerlerde çok belirgin bir düşüş var. Ağaçlar kuruyor, kuraklık çok etkili oldu. Mutlak suretle sulama yapılması gerekiyor" dedi.
"Hepimiz aynı geminin içerisindeyiz"
İncir piyasasına müdahale edilmeye çalışıldığını ve geçen yılki fiyatlardan alım yapılmaya çalışıldığını söyleyen Önder, bu durumun üreticiyi zora soktuğunu ve üreticisi, işçisi, ihracatçısıyla herkesin aynı gemide olduğunu vurguladı. İncir fiyatlarının en az geçen yılki fiyatın yüzde 50 üzerinde olması gerektiğini belirten Önder, "Burada piyasaya müdahale edildiğini düşünüyoruz değil, biliyoruz. Piyasaya şöyle müdahale ediliyor. Şu tarihte ortaya çıkacağız diyorlar. Geçen senenin fiyatından almaya çalışıyorlar inciri. Zaten onların sundukları fiyat gerçekleşirse, üretici bu ürünü üretemez. Maliyetlerimizde yüzde 100 artışlar var. Ürettiğimiz ürünün miktarı da azalmış durumda. Bu şartlarda bu işin yapılmasının da bir anlamı olmaz. Çok maliyetli bir iş. Hepimiz aynı geminin içerisindeyiz. Herkesin makul seviyede bu işten para kazanması lazım. Bu döngünün devam edebilmesi için ama siz üreticinin sırtına basıp, normalde olması gereken inciri, o fiyatların çok aşağısında alırsanız bu insanlar bu parayı kazanamaz. Şu an konuşulan rakamlar çok makul ama geçen seneki rakamların en az yüzde 50 üzerinde olması lazım. Yine devletimize teşekkür etmek istiyorum. Yüzde sıfır maliyetli krediler veriyorlar bize. Ayrıca hibe destekleri var. Bu konuda devlet elinden geleni yapıyor. Bu konuda çiftçilerimize ulaşmamız lazım, üreticimizi bilinçlendirmemiz lazım. Yani bu konularda bilgilendirmek, karşılıklı istişare içerisinde olmak ve aynı gemide olduğumuzu unutmadan çiftçinin de çok fazla sırtına basmadan bu işin yapılması lazım" ifadelerini kullandı.
"Çok ciddi bir yasal zemine oturtulması lazım"
İncir üreticilerinin en büyük sorununun incir hırsızları olduğunu ifade eden Önder, "Buralarda bir çeteleşme var. Hırsızlık çeteleri var. Geceleyin arazilerde nöbet tutmak zorunda kalıyoruz. Buna rağmen jandarmanın da çok sıkı çalışması var. Fakat burada yasal bir boşluk var. Jandarma yakalıyor, şüpheliler tutuksuz yargılanıyor ve ertesi gün gelip bu işe devam edebiliyor. Buradaki askerlerimizin, polisimizin inanılmaz bir özverisi var ama neticesinde o şahıslar bunun farkında değil. Bunlar zaten bilinçli insanlar olsa çalışmayı yeğlerler. Daha sonraki yıllarda çok uzun süreler cezaevinde kalıyorlar ama bunun çok ciddi bir yasal zemine oturtulması lazım. O konuda bir eksiklik var zannedersem" dedi.
"Telleri kesip giriyorlar"
İncir bahçesinde çalışan işçilerden Ali Oral da alınan önlemlere rağmen hırsızlardan kurtulamadıklarını ifade ederek, "Bu yıl, üründe güzel yerler de var olmayan yerler de var. Sulanmış yerler çok güzel sulanmamış yerler ise bayağı zarar görmüş durumda. Biz sabahları 6'da başlıyoruz toplamaya sıcağa kalmamak için öğlen saat 2'de paydos ediyoruz. Çırpıyoruz, topluyoruz, seraya gönderiyoruz. Serada ayrı ekipler var. Orada işleniyor. Bizim en büyük sıkıntımız ise hırsızlar. Hırsızlık çok oluyor. Geceleri bekçi bırakıyoruz. Yine de fayda etmiyor. Gelip telleri kesiyorlar. Gece gündüz bekçiler buralarda ama yine de baş edemiyoruz. Hep gelip telleri kesip giriyorlar. Bizleri mağdur ediyorlar. Jandarma motorlarla dolaşıyor. Yine de her tarafta hırsızlar var" şeklinde konuştu.
"Yorgun oluyorlar ama rahat yatamıyorlar"
Üreticilerin de işçilerin de yorgunluklarına rağmen hırsızlar nedeniyle rahat yatamadıklarını ifade eden Zeycan Oral ise, "İşçiler tabii ki hakkıyla çalışıyor. Alın teriyle çalışıyorlar. Sabah erkenden kalkıyorlar ve mücadele ediyorlar. Ekmeğin peşindeler yani. Biz sabah 6'da başlıyoruz, öğleden sonra 2 gibi bırakıp gidiyoruz. Her gün aynı sistem. Patronlar veya işçiler yönünden sıkıntımız yok ama şu hırsızlar da olmasa çok iyi olurdu. En büyük sıkıntımız hırsızlar. Hırsızlar ne bizi ne patronları rahat bırakmıyorlar. Geceleri işçiler olsun bekçiler olsun çok yorgun oluyorlar ama rahat yatamıyorlar. Seradaki elemanlar olsun gece boyunca geziyorlar ama fayda etmiyor" diye konuştu.
Serada kurutulan incirleri kalitesine ve kuruluğuna göre seçerek ayırdıklarını söyleyen işçilerden Menekşe Tufan, "Burada kurusunu alıyoruz, kalburdan geçiriyoruz. Kalitesine göre gruplandırıyoruz. Ona göre ayırıyoruz. Birinci, ikinci diye. Hurdasını çıkarıyoruz. Her işin zorluğu var yani. Sabah 6'da iş başı yapıyoruz. Öğlen 2'de bırakıyoruz" dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.