Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan fon açıklaması

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan fon açıklaması

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milletin hakkına girenler, haksız kazanç sağlayanlar, tamahkarlık ve sahtekarlık yapanlar, bunun hesabını hem bu dünyada Türk mahkemelerine hem de Mahkeme-i Kübra’da Yaradan’a verecektir" dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde AK Parti Milletvekilleri ile Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak millete aşkla, tutkuyla, samimiyetle hizmet ettikleri için mutlu ve gururlu olduklarını kaydederek, bıkmadan, usanmadan ve geceyi gündüze ekleyerek millete ve Türkiye’ye hizmet etmekten el çekmeyeceklerini söyledi. Ayrıca Erdoğan, yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen TBMM Başkanvekilliği görevini yaklaşık 3,5 yıldır devam ettiren ve sonrasında istifa eden Bekir Bozdağ’a teşekkürlerini sunarak, görevi devralacak AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt’a başarılar diledi. Yeni yasama yılında Meclis’in önünde yoğun bir çalışma takvimi bulunduğunu kaydeden Erdoğan, Cumhur İttifakı ortağı MHP ile istişare ve iş birliği içinde çalışarak gelecek 10 aydan en verimli şekilde istifade edeceklerini kaydetti.

"2002 yılında 36 milyar dolarla devraldığımız ihracatımızı 284 milyar dolar seviyesine getirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz"

Ekonomiye ilişkin güncel verilere de değinen Erdoğan, "3 Ekim’de Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından Eylül ayına ait dış ticaret rakamları açıklandı. Eylül ayında ihracatımız, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,4 arttı ve 26 milyar dolar olarak gerçekleşti. 9 aylık ihracatımız yüzde 5,2 artışla 211 milyar dolara, 12 aylık ihracatımız 283,7 milyar dolara ulaştı. Yıllıklandırılmış mal ve hizmetler ihracatının toplamı ise 410 milyar dolara yaklaştı. Çevremizdeki çatışmalara ve küresel ekonomideki durgunluğa rağmen bu rakamlarla bir kez daha tüm zamanların rekorunu kırdık. 2002 yılında 36 milyar dolarla devraldığımız ihracatımızı 284 milyar dolar seviyesine getirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Büyük bir aksilik olmazsa, inşallah 2026 yılı için belirlediğimiz hedeflerimizi gerçekleştireceğiz" dedi.

"Milletimizin işini ve aşını koruma noktasında irademiz tamdır"

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı iş gücü verilerinin de umutların artmasına vesile olduğunu dile getiren Başkan Erdoğan, "Buna göre, 15 ve daha yukarı yaş grubundaki işsiz sayısı Ağustos’ta bir önceki aya kıyasla 106 bin azalarak 2 milyon 740 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puan azalışla yüzde 7,8’e geriledi. 15-24 yaş grubu, genç nüfustaki işsizlik oranı ise bir önceki aya göre 1,1 puan düşüşle yüzde 13 olarak gerçekleşti. Ağustos ayında istihdam sayımız 136 bin kişi artarak 32 milyon 507 bin kişiye ulaştı. Temmuz’un ardından Ağustos ayında yaşanan toparlanmayı önemsiyoruz. Milletimizin işini ve aşını koruma noktasında irademiz tamdır. Ne pahasına olursa olsun, bundan taviz vermemekte kararlıyız" ifadelerini kullandı.

"Milletimizi zorlayan kira, eğitim ve gıda fiyatları enflasyonundaki ateşin düşmeye başlamasından memnuniyet duyuyoruz"

Erdoğan, geçtiğimiz günlerde açıklanan eylül ayına ait enflasyon verilerine dikkati çekerek, bölgedeki çatışmalar sebebiyle tırmanan petrol fiyatlarının olumsuz etkisinin en fazla hissedildiği alanlardan birinin enflasyon olduğunu söyleyerek, "Merkez Bankamızın hesaplamalarına göre, savaşın enflasyona yıllık etkisi 7 puan bandında. İstikrarsızlığın ve artan akaryakıt fiyatlarının, makroekonomik göstergeler açısından tüm dünyayı zorladığı bir gerçektir. Bu parametreler ışığında, eylülde aylık bazda tüketici fiyatları yüzde 1,84, üretici fiyatları yüzde 2,07 artış göstermiştir. Yıllık enflasyon ise yüzde 29,73’e gerilemiş, böylece son 5 senede ilk defa yüzde 30’un altına inmiştir. Hizmet enflasyonu Mart 2020’den, kira enflasyonu ise Ekim 2022’den bu yana en düşük seviyesine gerilemiştir. Bilhassa milletimizi zorlayan kira, eğitim ve gıda fiyatları enflasyonundaki ateşin düşmeye başlamasından memnuniyet duyuyoruz" diye konuştu. Enflasyonda hedeflenen yerde olmadıklarını ve daha kat edilmesi gereken ciddi bir mesafenin var olduğunun altını çizen Erdoğan, dirayetli ve disiplinli duruştan ödün vermeyerek bu hedeflere ulaşacaklarını belirtti.

"Milletin hakkına girenler bunun hesabını hem bu dünyada Türk mahkemelerine hem de Mahkeme-i Kübra’da Yaradan’a verecektir"

Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin ardından büyük bir kararlılık içinde gerekli adımları peyderpey attıklarını vurgulayan Başkan Erdoğan, "Şimdi bu meselenin en başta bir hukuki yönü var. Yargı, meselenin hukuki yönüne dair Anayasamız, yasalarımız, sermaye piyasası mevzuatımız çerçevesinde yapılması gerekeni diğer kurumlarımızla koordinasyon içinde zaten yapıyor. Şunu herkes bilsin ki, milletin hakkına girenler, haksız kazanç sağlayanlar, tamahkarlık ve sahtekarlık yapanlar, bunun hesabını hem bu dünyada Türk mahkemelerine hem de Mahkeme-i Kübra’da Yaradan’a verecektir" açıklamasında bulundu.

"(Fon soruşturması) Vatandaşlarımızın birikimlerinin bir an önce ödenmesi için gerekli idari ve yasal süreçleri işletiyoruz"

Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelere ilişkin hukuki yönün yanı sıra bir de bu meselenin ekonomik yönünün olduğunu aktaran Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Ekonomi yönetimimiz başta olmak üzere ilgili tüm birimlerimiz çok dikkatli biçimde konuyu takip ediyor, tedbirleri alıyor, finans piyasalarının bu krizden daha güçlü, daha sağlıklı çıkabilmesi için ihtiyaç duyulan adımları atıyorlar. Meselenin yatırımcılar boyutunu da aynı şekilde titizlikle takip ediyoruz. Kamuya yük getirmeden vatandaşlarımızın birikimlerinin bir an önce ödenmesi için gerekli idari ve yasal süreçleri işletiyoruz. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında kurulan Fon Koordinasyon Kurulumuzun birincil gündemi bu meselenin çözülmesini sağlamaktır. Kurulumuz yoğun bir şekilde çalışacak, sermaye piyasalarımıza haksız gölge düşüren bu sorunun üstesinden süratle gelecektir. Kendilerine talimatımız bu yöndedir. Devlet Denetleme Kurulumuz da bu meseleyi tüm boyutlarıyla inceliyor, orada da en küçük bir ihmale, hukuk ve kural dışılığa göz yummayacağız."

"Türkiye ekonomisini yıpratmaya çalışan felaket tüccarları kaybedecek, ülkemiz ve milletimiz katbekat fazlasını kazanacaktır"

Fon kirinin ardından bazı kesimlerin bu krizden dolayı Türkiye ekonomisinin krize girmesini dört gözle beklediğine ama bu durumun tam tersinin yaşanacağına dikkati çeken Erdoğan, "Bu sürecin sonunda Türk sermaye piyasaları safralarından kurtulacak, küçük yatırımcının birikiminden beslenen aç gözlü parazitlerden arınacak, çok daha sağlam, çok daha sağlıklı bir bünyeye kavuşan finans piyasamız inşallah yoluna güçlenerek devam edecektir. Türkiye ekonomisini yıpratmaya çalışan felaket tüccarları kaybedecek, ülkemiz ve milletimiz katbekat fazlasını kazanacaktır. Türkiye’ye yatırım ve sermaye girişi daha da hızlanacaktır. Bundan en ufak bir şüphe duymuyoruz, milletimiz de şüphe etmesin" değerlendirmesinde bulundu.

"Meselenin idari ve siyasi cephesinde yük bizlerin omuzunda"

Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin bir de idari ve siyasi boyutunun bulunduğunu söyleyen Erdoğan, "Bağımsız yargı kendi işini yapar. Orada süreç ilerliyor. Ekonominin aktörleri kendi sorumluluk alanlarında gerekli adımları atıyor. Vicdan, etik ve inanç boyutu kişinin zaten kendisiyle ilgilidir. Ama meselenin idari ve siyasi cephesinde yük bizlerin omuzunda. Az önce söyledim, sorunun idari yönüyle ilgili kurumlarımızı, kurullarımızı görevlendirdik. Onlar da konuyu tam bir hassasiyet içinde takip ediyorlar" ifadelerini kullandı.

"24 yıl boyunca yozlaşmayı, çözülmeyi, çürümeyi partimize yaklaştırmadık, yanaştırmadık"

Fon krizinin siyasi yönüne de değinen Erdoğan, siyasi yönünün kendileri için vicdan, ahlak ve inançtan asla ayrı olmadığını vurgulayarak, "Biz bu partiyi kurarken, yola çıkarken çok temel bir ilkeyi, hareketimizin esası olan bir ilkeyi en önemli düsturumuz yaptık. Nedir o? ‘Siyasetin tek limanı ahlaktır dedik’. Ve inancı sadece kişilere ait birer soyut kavram olarak görmedik. Partimizin ve hareketimizin en merkezine, siyaset anlayışımızın en temeline yerleştirdik. Bu hareket ahlak üzerine kurulmuş bir harekettir. Bizim siyasetimiz, inanç, etik, güven üzerine inşa edilmiş bir siyasettir. Bundan tam 24 sene önce ilk AK Parti hükümetini kurduğumuzda bize ne dediler? ‘İktidar yozlaştırır’ dediler. ‘Bunlar da çözülecek’ dediler. 24 yıl boyunca yozlaşmayı, çözülmeyi, çürümeyi partimize yaklaştırmadık, yanaştırmadık. Gençler, ne vicdanımızla yüzleşmekten taviz verdik, ne nefis muhasebesinden vazgeçtik, ne ahlaki değerlerimizi esnettik, ne de inancımızın sarsılmasına müsaade ettik. Çok sınamayla karşılaştık, çok teste tabi tutulduk ama Allah’a hamdolsun bünyeye sızmaya çalışan her habis mikrobu çelik gibi ahlakımızla, kale gibi vicdanımızla, sarsılmaz imanımızla bertaraf etmeyi başardık" şeklinde konuştu.

"Tayyip Erdoğan da, onun dava arkadaşları da gereken neyse yapar ve hiç kuşkusuz olmasın yapacaktır"

AK Parti’nin milletle gönül ve gelecek birliği yapan bir siyasi hareket olduğunu dile getiren Başkan Erdoğan, "Dün vardık, bugün varız, inşallah yarın da var olmaya devam edeceğiz. Kimse yeise kapılmasın, hiç kimse moralini bozmasın. Aziz milletimizde kutlu teşkilatımız da umudunu asla yitirmesin. Hele hele bize olan güveni asla sarsılmasın. Kimse kara propagandanın etkisi altında kalmasın. Kara propaganda bizim ne ahlakımıza, ne imanımıza ne de vicdanımıza tesir edebilir. Kimsenin bundan endişesi olmasın. Bizim bu aziz milletten başka hiç kimseye diyet borcumuz yoktur. Bizim Hazreti Allah’a bir can borcumuz var. Allah’ın izniyle hiçbir faniye borcumuz da evvel Allah’ımda yok. Dedikodular, söylentiler, iddialar, iftiralar, ithamlar, türlü türlü senaryolar hiç kimse merak etmesin. Tayyip Erdoğan da onun dava arkadaşları da gereken neyse yapar ve hiç kuşkusuz olması yapacaktır. Siyasetimizin tek limanı ahlaktır. Bu parti o limandan hiç demir almamıştır, asla da demir almayacaktır" diye konuştu.

"Türkiye’de ilk defa para kuleleri üzerinden soyguncu kurumsallaştıranlar bize saldırıyorlar"

"Bırakın kürsüden konuşmayı milletin içine çıkmayacak tipler pişkince ahkam kesiyor" diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Düne kadar hırsızlara, arsızlara, milletin malını yağmalayan haramilere sahip çıkanlar bize siyasi ahlak dersi vermeye kalkıyor. Türkiye’de ilk defa para kuleleri üzerinden soyguncu kurumsallaştıranlar, milyonlarca avroluk rüşvet itiraflarına dürüstçe cevap vermek yerine bize saldırıyorlar. AK Parti’ye gönül vermiş milyonlara hadsizce dil uzatıyorlar. Şunu bir defa er ya da geç öğrenecekler. Biz baklava kutusunda rüşvet alanlara, haram parayla kule yapanlara sahip çıkan bir güruhtan ne ders alırız ne de onları muhatap alırız. Buradan hiç kimseye, özellikle de siyasi yan kesicilere ekmek çıkmaz. Boşuna ellerini ovuşturuyorlar. Boşuna hevesleniyorlar. Boşuna fırsatçılık yapıyorlar. Evvel Allah partimiz bu kadro hepsinin hevesini kursağında bırakır ve bırakacaktır. Herhalde şunu artık anlamıştır. Tayyip Erdoğan söylentiyle, dedikoduyla, muhalefetin ve medyanın rüzgarıyla iş yapmaz. Biz kalemşorlerin veya sosyal medya tetikçilerinin yönlendirmesiyle değil, milletin çizdiği istikamette iş tutarız. Herkesin bir planı, bir senaryosu varsa emin olunuz ki bizim de bir harekat planımız, bizim de bir takvimimiz var. Sabır ve kararlılıkla bu planı adım adım, hamle hamle hayata geçireceğiz. İdari ve siyasi olarak gerekeni yapacağımızdan kimse kuşku duymasın. Meseleyi büyük bir dikkat ve hassasiyetle takip ediyoruz. Siyasetimiz ve onun eseri olan yönetim tarzımızın pusulası daima ahlak, hukuk ve vicdan oldu. Bugüne kadar ahlaktan, imandan ve vicdandan sapmadık. Bundan sonra da kimse bizi yolumuzdan ayıramaz. İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür, imansız olan paslı yürek, sinede yüktür."

"Milletin emanetine kim musallat olursa bu parti de ona musallat olur"

Millete, memlekete ve ümmete hizmet etme yolunda önlerine çıkan kim olursa olsun yürümeye ve koşmaya devam edeceklerine dikkati çeken Erdoğan, "Hiçbir arkadaşım karamsarlık tuzağına düşmesin. Hiçbir arkadaşımın zihnine, gönlüne şüphe, tereddüt yerleşmesin. Milletin emanetine, yoksulun ekmeğine, yolda kalmışın, garibin, mazlumun umuduna kim musallat olursa, bu parti de ona musallat olur. Bu hep böyle olmuştur. Hiç merak etmeyin, şimdi de yarın da böyle olacaktır. Bugünlere tertemiz geldik, yolumuza tertemiz devam edeceğiz. Bu kutlu yolda yenilenmiş, tazelenmiş, hücrelerini yenilemiş bir şekilde inşallah çok daha kararlı yürüyeceğiz. Bu badireden, her krizden, her sınavdan güçlenerek çıktık, buradan da Allah’ın izniyle güçlenerek çıkacağız" ifadelerine yer verdi.

"En güvenli adres olarak AK Parti’yi görüyorlar"

AK Parti’nin yeni katılımlarla daha da büyümeye, güçlenmeye, saflarını genişletmeye devam ettiğini de söyleyen Erdoğan, "Rüşvetsiz selam dahi vermeyen, parti derebeylerinin baskısından bıkanlar, gecenin bir yarısında sinkaflı küfürlere maruz kalmak istemeyenler, huzur içinde, uyum içinde şehirlerine hizmet etmeye çalışanlar en güvenli adres olarak AK Parti’yi görüyor. Bizzat kendi tabirleriyle karınları bir türlü doymayan yamyamlar yerine, seçmenlerine hizmet etmek isteyenler çareyi yine burada arıyor. AK Parti’ye yönelik giderek artan teveccühün sebebi işte budur. Bunun dışındaki her söz bühtandır, spekülasyondur, iftiradır. Düne kadar beraber yol yürüdükleri insanlara sırf yönetim zafiyetine rıza göstermedikleri için iftira atmak, bununla yetinmeyip, edepsizce hakaret etmek saygısızlıktan öte apaçık bir ahlaksızlıktır" dedi.

"AK Parti’nin belediyecilik anlayışıyla hiç kimse yarışamaz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin, Türkiye’de belediyeciliğin kitabını yazmış bir parti olduğunu aktararak, "Biz bundan 32 sene önce 1994 yılında yerelden yola çıkarak, geneli yani 783 bin kilometrekarenin tamamını kucaklamış, başarılarla dolu belediyecilik tecrübesi üzerine, ulusalı ve küreseli bina etmiş bir hareketiz. AK Parti’nin belediyecilik anlayışıyla hiç kimse yarışamaz. Sorunlara pratik çözümler bulma, hızlı neticeler alma, projeler geliştirme, şehirlerimiz için vizyon ortaya koyma noktasında hiç kimse AK Parti’yle aynı kulvarda rekabet edemez. Belediyecilik başkaları için bir rant kapısı, menfaat kapısı olabilir ama bizde sadece millete hizmet kapısıdır. Belediyecilik başkaları için şahsi zenginleşme ve eşi dostu zenginleştirme aracı olabilir, ama bizde sadece millete hizmetkarlık makamıdır, fedakarlık makamıdır, millet için gece gündüz çalışmayı gerektiren ağır bir sorumluluk makamıdır. Biz belediyeciliği kendi cebini, eşinin, dostunun, akrabalarının cebini doldurmak için değil, bilakis milletin kesesini doldurmak, milletin hazinesini doldurmak için daha huzurlu, güvenli, estetik ve güzel şehirler inşa etmek için yapıyoruz. Bugün böyleydi, bugün de yarın da böyle olmaya devam edeceğiz. Hep beraber bu anlayışla çalışmaya, koşturmaya, şehirlerimizi imar ve ihya etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. AK Parti’ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a ‘hoş geldin’ diyen Erdoğan," Ege’nin incisi İzmir’e ve İzmirli kardeşlerimize hizmet mücadelesinde tüm imkanlarımızla kendisine destek olacağımızı vurgulamak istiyorum. İzmir’in Gönül Belediyeciliği ile tanışması hayırlı, uğurlu olsun diyorum" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay’a rozetini taktı.

Kaynak:İHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.