Silivri'den Kuşadası'na mektup: Kumpaslara teslim olmayacağız
Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, yazdığı mektupla "adalet ve dayanışma" vurgusu yaparak asla teslim olmayacaklarını ifade etti.
Tutuklanarak görevden uzaklaştırılan CHP'li Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, el yazısıyla kaleme aldığı mektubunda Aydınlılara seslendi.
Rüşvet ve irtikap suçlamasıyla şafak operasyonunda gözaltına alınan Günel, mektubunda destek veren herkese teşekkür ederek "Kıymetli Kuşadalılar, Aydınlılar, yol arkadaşlarım, sevgili eşim Duygu'dan, avukatlarımdan desteklerinizi, fedakarlıklarınızı ve mesajlarınızı alıyorum" dedi. "Minnettarım. Tek tek hepinizi sevgiyle, saygıyla kucaklıyorum" ifadelerini kullanan Günel, tutuklanma sürecine ilişkin ağır ithamlarda bulundu.
Bu mektubu neden cezaevinden yazdığını sorgulayan Günel, "Ben bu mesajı neden dört duvar arasından, neden Silivri'den yazıyorum. Neden?" diye sorarak şunları kaydetti: "Bir şafak operasyonuyla alınarak, dört gün boyunca, benim sokaktaki can dostlarıma dahi reva görmediğim, insan onuruna aykırı koşullarda tutularak çıkarıldığım ifade sürecinde; iddialar ve sorular, var olmayan deliller karşısında hissettiklerim, dört gün nezarette hissettiklerimden daha ağırdı. Tahmin ediyor ve biliyordum. Ama inanmakta zorlanıyordum. Ve gözlerimle şahit oldum: Aydın'daki kötü kişinin, kötü bir kurgusuyla, senaryosuyla karşılaştım."
Yargı bağımsızlığını ve hukukun temel ilkelerini sorgulayan Günel, "Tüm bu senaryolar Ağustos 2025'e kadar karşılık bulmamışken; o hainliğin, korkaklığın, kaypaklığın, ihanetin tarihe geçtiği o tarihten hemen sonra belli ki karşılık bulmuş. Oysa hukuk, beklediğimiz, alıştığımız o hukuk, 3 temel ilkeye dayanmıyor muydu! O ilkeler: Adalet, Özgürlük, Eşitlik değil miydi? Bağımsız ve tarafsız yargı sistemin, masumun güvencesi, kötülüğün düşmanı değil miydi? Peki şimdi bu olanlar karşısında masumu, doğruyu, iyiyi kim koruyacaktı. Haklının değil de güçlünün hukuku işlemeye başladıysa, himayesine gireceğimiz güçlüler arayan fırıldaklara mı dönüşeceğiz? 6 m2'de bir saat geçirmeye cesaret edemeyen onursuz korkaklar olarak mı yaşayacağız! Bize inanan, güvenen insanlara ihanet edip, bir de onlara iftiralar atan, kumpaslar kuran sefiller mi olacağız! Asla! Asla! Asla!" diye konuştu.
Seçim süreçlerine de gönderme yapan Günel, "Seçimlerde demokratik yarış yerine olası rakipleri saf dışı bırakmak için yargıyı kullanan Aydın'daki 'kötüye' teslim mi olacağız! ASLA! Siyasal kayırmacılık ve yandaşlığı, bugün yöntem olarak görenler, masumiyet karinesini yok sayanlar, bugünün güçlüsüne teslim olup ona hizmet edenler, inan ki sarsılan toplumsal inanç bir gün sizin de yargıcınız olacak. İç ahlakını yitirmiş bir sistemden adalet beklemek nafiledir. Sokağın sesi gür olmalıdır. Millet iradesine inancımız tamdır. Kuşadası ve Aydın'daki tüm hemşehrilerime ve yol arkadaşlarıma güvenim tamdır. Uydurulmuş bile değil, uydurulmaya çalışılmış delillerle, beni, bizi burada tutmak hukuk meselesi değil, vicdan ve ahlak meselesidir" ifadelerine yer verdi.
Günel mektubunu, "Şimdilik zamanda; şafak operasyonları, tutuklamalar, peşin cezalandırmaya ve yeni nesil işkenceye dönüşmüştür. Delil elde etmenin, iftiraya zorlamanın yöntemi olmuştur. Oysa hiç bir yargı, iyi bir insandan daha kötü olamaz. Ve küçük bir umuttan daha güçlüsü yoktur. Ailem, yol arkadaşlarım, sizlere emanet. Ben ve masum insanlar sizlere emanet. Ve hepimiz Allah'a emanet. Saygı ve Sevgiyle" diyerek sözlerini tamamladı.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.