MHP eski Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, sosyal medya hesabından 'Seçeneksiz Demokrasi İnşası Yolunda' başlığıyla yayınladığı yazıda, son dönemde belediyelere yönelik gerçekleştirilen operasyonları eleştirdi. Amacının kişi ya da siyasi partileri savunmak olmadığını belirten Uzunırmak, konunun hukuki boyuttan çok sistem ve yönetim mantığı üzerinden sorgulanması gerektiğini ifade etti. Uzunırmak, yapılan yolsuzluk iddia ve soruşturmaları üzerinden sistemin görünür olmayan kuralları kullanılarak milli iradenin şekillendirilmeye çalışıldığını savundu.
"MÜDAHALE ANCAK SUÇÜSTÜ HALLERİNDE OLMALIDIR"
Denetimlerin yürütülme şekline yönelik eleştirilerde bulunan Uzunırmak, "Operasyonların hemen hepsinin usule aykırı olduğu kanaatindeyim. Belediyeler, Sayıştay denetçileri ve İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından denetlenir; tespitler usulüne uygun şekilde incelenir ve gerekli görülmesi halinde yargı yolu açılır. Savcılık ve emniyetin doğrudan müdahalesi ise ancak suçüstü hallerinde söz konusu olmalıdır" ifadelerini kullandı. İktidar mensubu bakanlıklar ve belediyeler hakkında Sayıştay raporlarında yer alan tespitlerin gündeme getirilmediğini ileri süren Uzunırmak, operasyonların büyük çoğunluğunun ana muhalefete yönelik olduğunu iddia etti.
"BELEDİYELER MUHALEFETİN NEFES ALDIĞI KURUMLAR HALİNE GELDİ"
Kamu gücü ve kaynaklarının taraflı ve maksatlı kullanılmasıyla siyasi muhaliflerin sindirilmeye çalışıldığını savunan Uzunırmak, “Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içerisinde vatandaşın tepkisini gösterebileceği, iktidar baskısından bir nebze olsun nefes alabileceği ve muhalefetin örgütlü hareket edebileceği en önemli kurumlar belediyeler haline gelmiştir. Bu nedenle operasyonların ağırlıklı olarak belediyeler üzerinden yürütüldüğü ileri sürülmektedir. Kamu gücü ve kamu kaynaklarının usulsüz ve maksatlı kullanıldığı, algı yönetimi ve fiili uygulamalarla yürütülen bu sürecin, gasp edilen milli iradeye yönelik bir operasyon olduğu yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır." dedi.