Şırnak'ta görev yapacak olan ve İzmir'e dağıtım iznine gelen genç asker, otogar bölgesindeki bir ATM'den karekod (QR) yöntemiyle bir miktar para çekti. Dalgınlıkla cep telefonunu ATM'nin üzerinde unutan asker, ardından Buca ilçesine doğru yola çıktı. Bu sırada askerin hemen arkasında işlem sırası bekleyen kimliği belirsiz bir şahıs, unutulan telefonu fark etti. Ekranı açık kalan mobil bankacılık uygulamasına giren şüpheli, askerin hesabındaki yaklaşık 80 bin lirayı kendi veya bir başkasının hesabına havale ederek kayıplara karıştı.
Taksici zamanla yarıştı
Buca'ya ulaştığında telefonunu unuttuğunu ve dolandırıldığını fark eden asker, büyük bir şok yaşadı. Durumu bildirmek için Kaymakamlık binasına gitmek amacıyla bir taksiye bindi. Taksi şoförü Yılmaz Özdeniz, olayı öğrenince askere yol göstererek hemen bölgedeki bir polis merkezine gidip şikayetçi olması gerektiğini söyledi. Ancak uçağının kalkmasına çok kısa bir süre kaldığını ve birliğine zamanında teslim olması gerektiğini belirten askerin çaresizliğine taksici Özdeniz kayıtsız kalmadı. Askeri hızla önce Bornova'daki polis merkezine götürerek şikayetçi olmasını sağlayan taksici, ardından zamanla yarışarak genci uçağını kaçırmaması için Adnan Menderes Havalimanı'na doğru yola çıkardı. Bu süreçte askerin telefonunun olmaması nedeniyle kendi cep telefonundan Şırnak'taki askeri birliği arayan Özdeniz, komutanlara durumu izah ederek askerin uçağa yetiştiği bilgisini verdi. Minnettar kalan asker ise taksicinin telefonuyla yolda bir video çekerek başından geçenleri anlattı ve kendisine yardım elini uzatan Özdeniz'e teşekkür etti. Yılmaz Özdeniz, bu telaşlı yolculuk karşılığında Mehmetçikten hiçbir ücret talep etmedi.
Gözyaşlarına hakim olamadı
Kahraman taksicinin bu örnek davranışı, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası tarafından karşılıksız bırakılmadı. Oda Başkanı Erkan Özkan, taksici Yılmaz Özdeniz'i makamında ağırlayarak esnaf adına kendisine bir teşekkür plaketi takdim etti. Plaket töreninde o anları tekrar anlatan Yılmaz Özdeniz, duygu dolu anlar yaşayarak gözyaşlarına hakim olamadı.
Yine İzmir, yine kahraman taksici
Öte yandan, İzmirli taksici esnafının bu duyarlı davranışı akıllara geçtiğimiz günlerde yaşanan benzer bir olayı getirdi. Daha önce de İzmir'de evinin yolunu unutan yaşlı bir kadını aracına alarak güvenle evine kadar götüren ve yine hiçbir ücret talep etmeyen başka bir taksici gündeme gelmişti. Yılmaz Özdeniz'in bu hareketi, 'İzmir'in yardımsever insanları' geleneğinin gurur verici ikinci tablosu olarak kayıtlara geçti.
"İzmir'in kahraman taksicileri bitmiyor"
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, plaketle ödüllendirdiği Yılmaz Özdeniz'e teşekkür ederek yaptığı açıklamada, "İzmir'in kahraman taksicileri bitmiyor. Geçtiğimiz günlerde, yaklaşık 10 gün önce de bir taksicimiz; üzerinde parası olmayan ve rahatsızlığı nedeniyle evini bulamamanın paniğini yaşayan yaşlı bir teyzemizi, hiçbir ücret talep etmeden adresine ulaştırmıştı. Bu olay tüm kamuoyuna da yansımıştı. Hemen akabinde yine yürekli bir taksici esnafımız, buna benzer bir davranışta bulunarak taksicilerin ne kadar yufka yürekli olduğunu, insana saygısını ve topluma katkılarını bize iki gün önce İzmir'de tekrar gösterdi. Bize bunları yaşatan esnaf kardeşlerimize, İzmir Şoförler Odası Başkanı olarak teşekkürlerimi iletiyor, minnettarlığımı ifade ediyorum. Çünkü bunlar toplumun beklediği, susadığı güzel örnekler. Taksiciliğe yönelik kötü bir algı oluşturulmaya çalışıldığı bu dönemde, bu örneklerin yaşanması bizi onurlandırıyor, gururlandırıyor ve sevindiriyor. Buradaki Yılmaz kardeşimiz, İzmir'de yıllardır sahada çalışan, duyarlı ve mesleğini severek icra eden eski bir esnafımızdır. 2-3 gün önce, vatani görevini İzmir'de yapıp dağıtım iznine çıkan bir asker kardeşimizin bankamatikte yaşadığı olumsuzluğa şahit olmuş; bu mağduriyetin giderilmesi için ilgili görevlileri aramıştır. Üzerinde para olmamasına ve uçağını kaçırma riski bulunmasına rağmen, vatan görevini yapan bu evladımızı hızlıca uçağına yetiştirmiş ve hiçbir ücret talep etmemiştir. Bu büyük bir erdemdir. Bu erdemliliği bize yaşattığı için oda olarak kendisine bir teşekkür plaketi sunduk. Bu sayıların İzmir'de artması, bizim taksicilik sektörüne verdiğimiz önemi göstermektedir. Arkadaşımıza şükranlarımızı sunuyoruz" açıklamasında bulundu.
"Bizim bedenimizi koysak az, para sorun değil. Ben seni uçağına yetiştireceğim"
Olay anını anlatan taksi şoförü Yılmaz Özdeniz ise şu sözlere yer verdi:
"İzmir Buca'daki durağımdan bir müşteri aldım, Buca Kaymakamlığı'na götürdüm. Oradaki görevli bana bir asker teslim etti. Asker araca bindikten sonra, 'Abi beni en yakın karakola götür' dedi. Yola çıktık. Biz taksiciler her zaman dert dinleriz; askerimize de derdini sordum. Başkanımın da anlattığı gibi durumu izah etti. Ona, 'Bakın, mağdur olduğunuz yer garaj olduğu için buradaki karakol ilgilenmeyebilir ama içinin rahat etmesi için gidelim' dedim. Gittik ve oradaki başkomiserimiz de mağduriyetin yaşandığı yere gitmemiz gerektiğini söyledi. Saate baktık, 10.45'ti. Asker, 'Abi 11.50'de Şırnak uçağım var. Devlet tarafından alınmış bir biletim var ama param yok, yetişemiyorum' dedi. İnsan duygulanıyor, çocuk da mahcup oluyordu. 'Çekinme oğlum, ne istiyorsan söyle' dedim. Parasının olmadığını söyleyince, 'Sen vatan görevine gidiyorsun kardeşim, bunu açıkça söylesene. Bizim bedenimizi koysak az, para sorun değil. Ben seni uçağına yetiştireceğim' dedim. Sabah 11.20 civarı arkadaşı havalimanında indirdim."
Belki soruşturma geçirecekti
Yılmaz Özdeniz, askerin para yerine uçağına yetişmeyi tercih ettiğini de söyleyerek, "Yolda bana olay anını anlattı: 'Abi bu iyiliğini unutmayacağım. Annem de babam da çiftçi. 80 bin lira param vardı, askerden dönünce iş kurarım diye düşünüyordum ama gitti' dedi. Garajdaki bankamatikten karekodla para çekerken dalgınlıkla telefonunu ve işlemi açık unutmuş. Arkasından gelen şahıs durumu fark edip hesaptaki 80 bin lirayı kendi IBAN'ına aktarmış. Askerimiz ilerledikten sonra telefonunun ve parasının olmadığını fark etmiş. Tüm bunlara rağmen çocuk parayı önemsemedi, 'Ben vatan görevimi aksatmayayım, birliğime teslim olayım. Para bulunur ama vatan görevi bulunmaz' dedi. O an inanın çok duygulandım. Gerçekten helal olsun. Uçağına son 20-25 dakika kala yetiştirdik. Eğer o konvoya karışıp uçağı kaçırsaydı, belki birliğine teslim olamayacak ve soruşturma geçirecekti" diye konuştu.
Komutana ulaştı
Telefonu olmayan askere kendi telefonuyla iletişim kurarak yardımcı olduğunu aktaran Özdeniz, "Yolda İl Jandarma'yı aradım; oradaki komutanım sağ olsun kendi telefonunu verdi, 'Şırnak'ta hiç çekinmesin, numaramı ona ver' dedi. Çocuğu havalimanına bıraktıktan sonra komutanımı arayıp emaneti yerine teslim ettiğimi bildirdim. Ben 30 yıllık esnafım. Temiz toplum, temiz yönetim için mücadele eden bir taksiciyiz. Biz ilk önce devletimize ve milletimize hizmet veriyoruz. Aracım emniyete, jandarmaya, masum ve mağdur insanlara feda olsun; bunun için para aramam. Benim için sınırda nöbet tutan bir insana yapılan hizmet parayla ölçülmez. Vicdanım çok rahat" dedi.
Parayı alan kişiye çağrı
Askerin parasını kendi hesabına aktaran kişiye de seslenen Yılmaz Özdeniz "Buradan o parayı alan kişiye sesleniyorum: Arkadaşım, o parayı nasıl yedin sen? O telefonu açık gördüğünde annesini, babasını arayabilirdin. Çocuğun çiftçi ailesinin birikimi olan 80 bin lirasını IBAN'ına gönderdin. Eğer gerçekten merhametli ve vicdanlı bir insansan, o parayı geri getirip teslim et kardeşim" çağrısında bulundu.