Kültür ve Eğitim

Ali İhsan Dilmen

KÜLTÜR VE EĞİTİM

Yazar. :Prof.Dr. Bozkurt Güvenç
Yayınevi. : Gündoğan Yayınları
Alanı. : Sosyoloji
Shf. :219
Kitap akademisyen yazar Bozkurt Güvenç'in yaşam süresi içinde değişik basın, yayın organlarında yaptığı söyleşiler, gazete ve dergilerde yazılardan derlenerek yayıma hazırlanmış.

İçinde sosyolojiye, siyasete, eğitime dair değerlendirmeler, kritiklar, yaşadığımız toplumsal değişimlerin yanısıra değişik ülkelerle benzerlikler ve farklılıklarımıza dair kıyaslamaları içermektedir.

Kitapta özellikle Japonya ile ilgili yaptığı akademik çalışmalar, Japon insanlarıyla bire bir kurduğu temaslar, bu temaslar sayesinde elde ettiği veriler, Japon insanının çocuklarına sağladığı eğitim imkanları ve ülke yöntemi hakkında yaptığı tespitler ve çocukların aldıkları eğitimle hayata bakışlarında elde ettikleri kazanımların hayatın doğal akışında doğurduğu olumlu sonuçlarla elde ettikleri kazanımlar hakkında düşündürücü ve yol gösterici bilgiler içermektedir.

Japon toplumunun muhafazakarlık konusunda gösterdiği hassasiyetin değişimi besleyici ve yön gösterici özelliğiyle değişimden yana olduğunu ama bu değişimin toplumsal bilinç yarılması yerine değişimin zeminini sağlamlaştırdığını görmek, bir ada ülkesinden dünyaya açılmanın yarattığı mucizenin konuşulmasını sağladığını ülkemiz okurlarıyla paylaşmakla okuru bir efsane ile değil, ne yaptığını bilen ve bilgiyle hareket ettiklerinden haberdar etmektedir.

Yazar, eğitim sorununa ideolojik yaklaşmanın zararları hakkında da epey kafa yormuş, akademisyen olarak gözlem ve deneylerinin ötesinde ülkesini seven, ülkesinin daha iyi yerlerde olmasını isteyen kafa yoran, çaba gösteren, gayret eden, sorumluluk almak isteyen bir akademisyen ve entelektüel olarak ortaya koyduğu pratikler, elde ettiği gözlem ve tespitleri değişik mahfillerde, kürsülerde, medya mecralarında çevresiyle paylaşmış, sorumluluk almıştır.

Kitapta bu söylediklerime dair yazılarla sık sık karşılaşmaya hazırlıklı olmalısınız.

Eğitim hakkında ve toplumumuz için can yakıcı sorun olarak varlığını koruyan ve sürdüren etnik kimlik hakkında dikkatimi çeken iki bölümü sizlerle paylaşmak istiyorum.

İlki, “Türkçemiz, ulusal kimliğimizin en temel ögesi, kültürel simgesidir. Tarihi varlığını diliyle koruyan Türk, bugünü diliyle yaşamakta, geleceğini yine diliyle tasarlamaktadır. Dil birliğinin tek istisnası Kürt asıllı vatandaşlardır. Türkçenin yaygınlığına karşı Kürtler de ana dilleriyle direnmektedirler. Bu bakımdan, Kürtlerin kültürel varlığını(farklılığını) kabul etmeyen resmi (milli) ideolıji, etnik sorunun ayrılıkçılık hareketine dönüşmesine -sınırlı ölçüde- yardımcı olmuştur. Kürtleri Türklere yaklaştıracağına daha çok Kürt yapmayı başarmıştır.

Shf:100

İkincisi,
“İnsanın yetiştirilmesi kuşkusuz eğitim sorunudur; ama çözüm yalnız okulda değildir. Çünkü çocuğun temel (demokratik veya otokratik) kişilik çatısı okul-öncesinde, ailede, ana-baba etkileşimiyle çatılmaktadır. Öyleyse devrimin amaçladığı yeni Türk insanının yaratılması ülküsü, dönüp dolaşıp halk ya da yaygın eğitim sorununa gelir. Türk toplumunu koruyacak, Türk kimliğini yaşatacak olan kadınlarımızın eğitimidir. Kısır döngünün kırılması, ancak, yaygın eğitim, modern iletişim araçları (medya) ile mümkün olabilir gibi görünmektedir. Bu eğitim, geçmişteki askeri zaferler ya da dünyanın egemenliği düşleriyle övünmek yerine, sosyal tarih bilinci kazandırarak, tarihimizle barışmamızı sağlayabilirse, savaş sanatları dışında da yaratıcı olabileceğimizi kanıtlarsa, Türk insanı kendi öz varlığını övünçle bakabilirse; bu güvenin sağladığı heyecanla çalışırsa, kimlik konusu sorun olmaktan çıkar; toplumla kişiler daha üst düzeydeki yeni kimliklere aday olabilir.” shf. 101

***Okundu

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.