Yazar. : Nizamülmülk
Yayınevi. : Dergah Yayınları
Alanı. : Tarih
Çevirmen : Nurettin Bayburtlugil
Siyasetname Türk İslam klasiklerindendir, diğer bir deyimle Doğu Klasikleri arasındadır.Uzun zamandır okumak istediğim kitaplardandı.
Doğrusu kitabı okurken bu kitap niçin yazılmış, devlet adamlarına nasihatler gibi bir anlayışla kaleme alınan bu kitapta iddia edildiği gibi kıymeti harbiyesi olan bir nasihatin varlığını kitapta bulmak mümkün değil.
En azından ben böyle bir içeriğe rastlamadım.
Kitap yazıldığı döneme dair bir takım bilgiler içeriyor ve toplumun ama din/mezhep duygularıyla, ama aşiret duygularıyla nasıl bir taassup içinde hareket edildiğini gözler önüne seriyor.
Zaman zaman adalet arayışı olsa bile bu adalet daha çok yönetilen toplumun sınırlarından öteye geçmiyor, evrensel ölçekte bir niteliğe sahip değil.
Yine Doğu klasiklerinden olan büyük Türk Düşünürlerinden Yusuf Has Hacip tarafından kaleme alınan ve konularına göre beyitlerden oluşan Kutadgu Bilig/Kutlu Bilgiler kitabı Siyasetname kitabıyla kıyas kabul etmeyecek derecede önem içermektedir.
Kutadgu Bilig kitabını okumamak bir kayıptır ama Siyasetname kitabını okumamak kimsede bir eksikliğe sebep olmaz.
Siyasetnameyi okumaya başladığım gün Nuşirevan isimli bir hükümdarın döneminde yaşanan bir uygulamanın yalışlığına dair aşağıda vereceğim ve daha önce sosyal medya hesaplarımda yayınladığım hikayeyi burada da yayınlamak isterim.
Zaten kitapta olumlu olarak alabileceğim başka bir içerik yok zaten.
Alabileceklerim olumsuz anlamda mezhebi yahut aşiretlere dair taassuplara dair olur.
Bunu da yapmak hiç içimden gelmiyor.
Şimdi yukarıda bahsettiğim hikayeyi tekrar yayınlıyorum.
“Hikaye:
Rivayet olunur ki; Nuşirevan sayarının kapısına mazlumların şikayetini bildirmesi için zil taktırır.
Bu zili birgün geçmişte çamaşır yıkayıcılığı yapan bir kişiye ait eşek tarafından çalınır.
Nuşirevan zili kimin çaldığını öğrenip bldirmeleri için görevlileri kapıya gönderir, orada eşekten başka birini görmeyen görevliler durumu Nuşirevan'a anlatırlar.
Nuşirevan, onlara eşeğin kime ait olduğunu çarşıdan öğrenmelerini ister.
Görevliler eşeğin çamaşır yıkayılığı işiyle uğraşan bir kişiye ait olduğunu, eşek yaşlandığı, iş göremez olduğu için azat ettiğini iletirler.
Nuşirevan o kişiyi buldurarak ona şöyle der, "Yıllarca sana hizmet eden bu eşeği niçin başıboş bıraktın. Bundan sonra sana yıllarca sana hizmet eden bu eşeği gücünden, sağlığından, gençliğinden faydalandığın günlerdeki gibi hergün ihtiyacını karşılayacaksın, eşeğin yirmi iki yıllık hizmeti ne oldu?" diyerek çamaşır yıkayıcıya kırk değnek vurdurur be sonra, "Bu kahyalar şahit olsun , sana vereceğim ölçekle hergün bu merkebe yem vereceksin, eğer bir parça eksiltirsen, sana nasıl ceza vereceğimi sen de bilirsin." der.
Siyasetname/Nizamülmülk/Dergah yayınları
***Okundu