Ben Emre Karaçay, bugünkü yazımızın konusu olan Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun okurken bizler rahatça üniversitelerde eğitim görebilelim diye üniversitelerde yapılanan terör örgütü mensupları ile mücadele ederken Şehit olduğu Tarih bölümünden mezun bir Türk Genciyim. Bu yazımı eli kanlı hain teröristler tarafından 20 Şubat 2015 tarihinde Şehit edilen Ülkücü Şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nu anmak için yazacağım. Çünkü bazen tarih sadece kitaplarda okunmaz; bazen bir yiğidin ömründe vücut bulur.
Fırat Yılmaz Çakıroğlu bir tarih öğrencisiydi. Aynı kürsülerde ders dinleyen, aynı arşiv tozunu soluyan, aynı ecdadın izini süren bir genç. Fakat onun adı, yalnızca akademik bir kariyerin satır aralarında kalmadı. O, tarih okurken tarih yazan bir yiğit oldu.
Tarih bize şunu öğretir: Milletler, bedel ödeyen evlatlarıyla ayakta kalır. İnandığı değerlerden taviz vermeyen, duruşunu menfaatle değiştirmeyen, omurgasını eğmeyen gençler sayesinde ayakta kalır. Fırat Yılmaz Çakıroğlu, işte bu tavrın sembolüdür. O; sıradan bir üniversite öğrencisi değil, inancını hayatının merkezine koymuş bir dava neferiydi.
Bir ülkücünün en büyük sermayesi imanlı bir yürek ve tertemiz bir vicdandır. Fırat Yılmaz Çakıroğlu, o vicdanı ve o cesaretiyle hafızalara kazındı. Onun şehadeti, bizlere yalnızca bir acı değil; aynı zamanda bir sorumluluk bıraktı. Daha çok okumak, daha donanımlı olmak, fikrimizi daha güçlü savunmak ve bu millete layık evlatlar olmak.
Ben bir tarihçi olarak şuna inanıyorum: Kalemle verilen mücadele, en az cephede verilen mücadele kadar kıymetlidir. Bizler öfkeyle değil; ilimle, ahlakla ve vakarımızla yol alacağız. Çünkü ülkücülük kuru bir slogan değil; karakter meselesidir.
Fırat’ın adı bugün gönüllerde yaşıyorsa, bu onun samimiyetindendir. O, genç yaşında toprağa düşmüş bir fidan olabilir; fakat bıraktığı iz, bir neslin hafızasına kazınmıştır. Bizlere düşen; onun adını hamasetle değil, çalışkanlığımızla yaşatmaktır.
Fırat Yılmaz Çakıroğlu Şehadetinden 10 yıl sonra 28 Nisan 2025 tarihinde resmi olarak Devletimiz tarafından da Şehit unvanı almıştır. Gönlümüzde ilk günden beri her zaman Şehidimiz olarak yer almaktaydı fakat devlet nazarında bunun resmiyet kazanması bir Türk Genci olarak bana mutluluk vermiştir. Başta Şehidimizin değerli ailesi olmak üzere bu kararın alınmasında destek olan devlet büyüklerimizden ve herkesten Cenab-ı Allah razı olsun.
Şehidimizi Şehadetinin 11. sene-i devriyesinde rahmet ve minnetle anıyorum. Yazımı da Şehidimizin sözleriyle sonlandırmak istiyorum.
'Bu mücadeleyi 20 kişi kalsak da 30 kişi kalsak da bu şerefsizlere, vatan hainlerine karşı yürüteceğiz Allah'ın izniyle.
Bunu da herkes bilsin, mücadelemizden yılmayacağız arkadaşlar...''
“ECEL YILAR, FIRAT YILMAZ..!”
Rahmet ve Minnetle...
Tarih okurken tarih yazan yiğit: Fırat Yılmaz Çakıroğlu
İlk yorum yazan siz olun