KÖPEK KALBİ
Yazar :Mihail BULGAKOV
Yayınevi : T.İş.Bank Kültür Yayınları
Konusu : Edebiyat/Roman
Çevirmen: Mustafa Kemal Yılmaz
Bulgakov yaşadığı dönemde kaleme aldığı romanlarıyla ülkesinin yöneticileri tarafından önceleri beğeni ve takdir görürken daha sonra yasaklılar arasına dahil edilmiştir.
Üstün mizah yeteneğini eserlerinde gösteren ve yaşadığı döneme dair eleştirilerini sürdüren tutumuyla ve özellikle Beyaz Muhafız romanıyla ki bu roman resmi çevrelerden büyük tepki almasına sebep olduğu yargısı yüksektir.
Köpek Kalbi eserinde bir sokak köpeği olan Şarik’in tıp alanında önemli bir bilim insanı olan Profesör Filip Filipoviç tarafından evine alınması ve Şarik üzerinde yaptığı bilimsel çalışma gereği ameliyat sonrasında Şarik'in köpeklikten insanlığa evrilme, bu süreç içinde havlamayı unutarak her gün biraz daha fazla kelimeyle konuşmaya başlamasıyla devam eder.
Profesör Şarik'in bazı özelliklerini bir suçlununkilerle değiştirir. Sonuçta Şarik arsız, yüzsüz, şehvet düşkünü, ilişkilerinde kaba saba bir insana dönüşür.
Komünistlerin bilimsel metodlarla yeni insan yaratma ideallerini hicveden, mizahi bir dille eleştiren bu yapıtıyla Mihail Afanasyeviç BULGAKOV Sovyet Yönetimi, Bürokrasisi tarafından fark edilir.
Beyaz Muhafız romanını Turbin Günleri adıyla tiyatroya uyarlar ve çok beğeni alır.
Hatta bu oyunu Stalin'nin çok sevmesine, yarara büyük iltifatlar edilmesine, itibar gösterilmesine rağmen Sovyet yaşamına getirdiği sert eleştirileri sürdürmesi kendisinin ve eserlerinin yasaklılar arasına alınmasına engel teşkil etmez.
Köpek Kalbi eserin de Sovyet Rejiminin yeni insan üretme çabasına usta bir dil ve kıvrak zekasıyla ironik ve mizahi bir üslup içinde ifade etme çabasının ürünü olarak değerlendirmek gerekir.
Bulgakov edebiyat çevreleri tarafından dışlanmasına rağmen eser vermeye, edebiyat çevresinden değilse bile edebiyattan kopmayarak başyapıt düzeyinde
eserler vermeye devam etmiş, Bir Ölünün Notları:Teatral Bir Roman, Usta ile Margarita bunlar arasında öne çıkanlardandır.
Usta İle Margarita Türkçe alt çevirili olarak YouTube’dan izlenebilir.
Yaşadığı dönemi bütün zorluklarına, doğurduğu mağduriyetlere rağmen sanatçı olmanın erdeminin gereğini yapmak her sanatçının kolaylıkla tercih edeceği bir duruş değildir ve maalesef sanat kabiliyeti ve yeteneği olan birçok insan, yaşadığı ülkenin yönetimine ideolojik, etnik, dini veya daha başka gerekçelerle bağlılık gösterme, risk almama yolu tercih edilirken, sanatçı olmanın erdeminden vazgeçmekte. yaşadığı toplumu aydınlatma, önderlik etme sorumluluğu göz ardı edilmektedir.
İşte Bulgakov, bu sorumluluğun gereğini sanatıyla, verdiği eserlerle ortaya koymuş bir sanat insanı ve entelektüel olarak hala sözünü insanlara ulaştırma imkanından faydalanmaktadır.
Verdiği eserler sadece içinde yaşadığı toplumu değil, sanatıyla, eserleriyle başka insanlar ve uluslar tarafından da eserleri çevrilerek aramızda nefes almaya, yaşamaya devam etmektedir.
Kitaptan,” ‘Galoşlar önemsiz,’ diye düşündü köpek, ‘galoşla mutluluk olmaz.Ama yine de mümtaz bir şahsiyet.’
‘Misal galoşluk. Bin dokuz yüz üç yılından beri bu evde yaşıyorum. Bin dokuz yüz on yedi yılının Nisan ayına kadar tek bir olay bile yaşanmadı, kırmızı kalemle altını çiziyorum, bir tek tane bile! Bina kapısının kilitli tutulmadığı o dönemde bir çift galoş bile kaybolmadı aşağıdaki girişten. Bir düşünün, burada on iki daire var. Ben hasta kabul ediyorum. Bin dokuz yüz on yedi Nisan'ında fevkalade bir günde iki çifti benim olmak üzere bütün galoşlar kayboldu. Dahası üç baston, bir palto ve kapıcının semaveri. O günden itibaren galoşluğun varlığı sona erdi. Cancağızım! Kaloriferden bahsetmiyorum bile! Bahsetmiyorum! Ama olsun, değil mi? Madem sosyal devrim yaşanıyor, kaloriferlerde yanmayıversin canım! Bir gün boş vaktim olursa insan beynini araştıracağım ve tüm bu sosyal kargaşanın sayıklamadan ibaret olduğunu ispatlayacağım
Söylediğim şu: Bütün bu olaylar başladığında neden herkes mermer merdivenlerin üstünde kirli galoşlar ve keçe botlarla dolaşmaya başladı? Neden bugün bile galoşları kilit altında tutmak ve kimse yürütmesin diye başına adam dikmek zorundayız? Girişteki merdivenlerin üstündeki halı niye kaldırıldı? Karl Marx merdiveninin üstüne halı sermeyi mi yasaklamış? Preçistenka Sokağı'ndaki Kalabuhov Evi'nin ikinci blok girişini tahtalarla kapatın, içeri girmek için herkes arka avluyu dolaşsın mı deniyor Karl Marx'ın kitaplarında? Kime gerek bu? Ezilen zencilere mi? Portekizli işçilere mi ya da? Proletarya neden galoşunu girişte bırakmıyor da merdivenleri kirletiyor?”
Shf:39-40
***Okundu


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.