Derya Deniz Dinç

Derya Deniz Dinç

KÖZ VE KÖK

KÖZ VE KÖK

KÖZ VE KÖK

Eski zamanlarda, bir avcı gökyüzünün en hırçın kuşuna sevdalanmış. Onun süzülüşündeki hıza, kanatlarındaki parıltıya, ulaşılmazlığına vurulmuş. Onu elde etmek için her yolu denemiş ve sonunda bir kafese hapsetmiş. Kuş sustukça avcı "ne kadar asil" demiş; kuş kanatlarını tellere vurdukça "ne kadar tutkulu" diye övünmüş. Ama bir sabah bakmış ki kanatlarda ne parıltı kalmış ne de hırçın hal. Avcı anlamış ki; sevdiği şey kuşun kendisi değil, gökyüzündeki özgürlüğüymüş. Kafesin kapısını açmış, kuş uçup gitmiş. Avcı arkasından bakarken ilk kez gerçekten gülümsemiş. İşte o gün aşk ölmüş, sevgi doğmuş. Aşk bir çiçeği koparmaktır, sevgi ise onu her gün sulamaktır.

Aşk, biriktirme telaşıdır aslında. Karşındakini kendi dünyana katmak değil, onu kendi dünyanda bir mülke dönüştürme arzusudur. Çoğu zaman parıltılı bir bencilliktir. Âşık olduğunda gördüğün aslında kendi eksikliğinin bir yansımasıdır. Birini sevdiğin için değil, sadece sevme halinin sarhoşluğu için peşinden gidersin. Nefes kesicidir, evet, ama bir süre sonra gerçekten nefessiz bırakır. Altı yaşındaki bir çocuğun en sevdiği oyuncağı kimseyle paylaşamaması, onu sıkıca tutup farkında olmadan kırmasıdır aşk. "Hep benim ol, hep bana bak" diyen bencil devin sesidir.

Sevgi ise gürültülü istila durduğunda başlayan deruni bir kabuldür. Aşkın şatafatı bittiğinde, geriye kalan sessiz boşluğu doldurabilme becerisidir. Aşk "seni istiyorum" derken, sevgi "senin yanındayım" diye fısıldar. Birinde sahip olma kavgası, diğerinde ise bir var etme çabası gizlidir. İnsan âşık olduğunda karşısındakini kusursuz bir heykele dönüştürür; sevdiğinde ise heykelin üzerindeki çatlakları öper. Sevgi, kışın en soğuk gününde sırtına sessizce bırakılan yün battaniyedir; seni yakmaz ama iliklerine kadar ısıtır.

Sadece ilk aşkta gerçekten bir insana âşık oluruz. Ondan sonraki her seferinde aslında sarsıcı duygunun kendisine, yakıcı heyecana vuruluruz. İlk aşkın unutulmaz olma nedeni, masum ve ilk kez yaşanan fırtına olmasındandır. Sonrakilerde artık birine değil, sadece aşka âşık oluruz. Çünkü ilk aşk dışında hepsinde bizi çeken, sarsıcı etkinin kendisidir.

Asıl anlamamız gereken şudur: Aşk bir gün bizi terk ettiğinde cebimizde bir avuç kül kalır. Sevgi ise küllerden yeni bir gökyüzü inşa etme sabrıdır. Aşk bir anın sarhoşluğu, sevgi ise bir ömrün ayıklığıdır. Aşk gelip geçen bir rüzgârdır, tozu dumanı birbirine katan bir közdür. Sevgi ise rüzgâr dindiğinde toprağa tutunabilen köklerin sessiz ve şefkatli zaferidir.

Aşk ile eyvallah
Derya Deniz DİNÇ

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Derya Deniz Dinç Arşivi