1. YAZARLAR

  2. Mine Mulcar

  3. Nasıl Güvenebilirim?
Mine Mulcar

Mine Mulcar

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Nasıl Güvenebilirim?

A+A-

Bu hafta instagram hesabıma en çok gelen sorulardan birine, yani güven konusuna detaylı bir anlatımla cevap vermek istedim. Mesajlara aynı gün içinde yanıtlamaya özen göstersem de bazen üzerine günlerce konuşmamız gereken güven konusu akıp giden zaman içinde detaya inemeden daha acil durumları konuşmak zorunda kalışımızdan atlayabiliyoruz. 

Ona nasıl güvenebilirim? Ya da güvenilir kişi olduğunu nasıl anlarım? 

Yaşamaya başladığınız ilişkilerin içindeki diğer gizemli noktaları nasıl çözüyorsak güvende aynı o şekilde kendisini olumlu ya da olumsuz olarak belli eder.

Nasıl mı? Bir insana güvenmek uzun süren bir yolculuktan sonra başlar. Güveniyorum diyen birine nasıl? Sorusunu sorduğumuzda hızlı bir cevap alamazsınız. Bir süre düşünür. Sonrasında ucunu, başını kolayca bağlayamadığı birtakım olayları anlatmaya çalışır. Ve bunu yaparken ne kadar zorlandığını görürsünüz. Bu durum, o kişinin karşısındaki kişiye güvendiğini ama bunun henüz farkında olmadığının göstergesidir.

***

Güven-me-diğini söyleyen birine neden? Sorusunu sorduğumuzda bize, peşi sıra birçok olumsuz olayı anlatmaya başlar. Hatta nefes nefese kalıp arada soluklanır. Neden böyle olduğunu açıklayayım. Çünkü: güveni anlatmak daha doğrusu ispatlamak zordur. 

Söz konusu güven kaybı olduğunda bunu örneklendirebilecek somut olaylar oldukça fazladır. Güveniyorum diyen kişi ifade etmekte zorlanır çünkü güvenin yıkılacağı bir olay yaşamamıştır. Eğer yaşamış olsaydı bunu asla unutmazdı.

Bir de insan doğasına has bir durum var tabi; oda iyilikleri çabuk unutup kötülükleri kolay kolay zihnimizden silemiyor oluşumuz. 

***

İlişkileri zorlaştıran ve kısa süreli olmasına neden olan şeylerin başında hızlı tüketim geliyor. Tıpkı güzel bir yemeği hızlıca yiyip sonra hazmetmek için zorlanışımız gibi. Karşımızdaki kişi hakkında üç ay sonra öğrendiğimizde anlayışla karşılayacağımız bir olayı hemen öğrenmek ve o olay hakkında hükmümüzü bir an önce vermek istiyoruz. Peki beynimiz bu kadar çok şeyi aynı anda anlayıp aynı anda algılayabilir mi? 

***

Neden kendinize ve bu yeni başlayan ilişkiye gereken zamanı ayırmıyorsunuz?

***

Bunu sık yaptığınız için güvenmek ve güvenmemek arasındaki çizgiyi hızlıca aşıp ikisinden birini seçip hataya düşüyorsunuz. Bir insanı onun kendisini ifade ettiği olaylara bakarak tanıyamazsınız. Çünkü kimse kendisinin de içinde dahil olduğu olaylara objektif bir gözle bakamaz. İkinci, üçüncü kişilere kendinden yana taraf olmadan anlatamaz. 

"Bana kendisini yanlış tanıttı!!!" En çok bunu duyuyorum. Peki siz olsanız aynını yapmaz mıydınız? Lütfen kendimizi kandırmayalım hepimiz kendimizi kayırırız.

***

İşte tam da bu yüzden anlatılanlar fikir sahibi yapar ama tanımanıza yardımcı olmaz. 

Sizin de bulunduğunuz ortamlarda üçüncü kişilere kolaylıkla basit yalanlar söylediğini duydunuz. Hemen akabinde size sevgilisi olduğunuz için dürüst olup olayın ya da durumun iç yüzünü anlattığında en azından bana karşı dürüst diyorsunuz. İşte bu hatanız! Çünkü dürüstlük bir ilkedir. Ve insanın huyudur. Diğer kişiye söylemek zorunda kaldığı yalanı söylerken altında ezilmiyorsa ve bunu başka kişilere yaptığını da gözlemliyorsanız onun için bunu yapmak sorun değildir anlamına gelir. Ve herkese yapabilir. O kişi yakın bir zamanda sizde olabilirsiniz. 

***

Asabiyet....

Bir insanın sinirliyken söylediği sözler ve davranışlar bizim için kayda değerdir ancak ikinci sırada yer alır. Çünkü; İnsan duygularını çok uçta yaşıyor olabilir. Ve o duyguları ifade etme şeklimiz birbirimizden farklıdır. Burada dikkat etmeniz gereken şey sinirlenince nasıl davrandığından çok, neye sinirlendiğidir. 

Örneğin trafikte, yaşlı bir adamın yaya geçitini ağır aksak bir yürüyüşle geçmeye çalışma çabasına karşılık tepki gösteriyorsa ne düşünmemiz gerektiğini size bırakıyorum hepiniz bunu anladınız. Ya da bebek arabasını itmeye çalışan bir kadına tahammülü yoksa. 

Kendisine hiçbir menfaati olmayacak bir insanla arasındaki diyaloglar ve davranışlar.. Benim için en belirgin özelliktir. Çıkarı olmadığı halde iş arkadaşına yardım etmesi ya da etmemesi, size bunu anlatırken takındığı beden dili. Haklılık payı ya da boş vermiş hali. Kişilik için ayırıcı özelliklerdir.

Her insan dedikodu yapar... Ben yapmam diyen insanlar oldukça fazladır. Ama bu çok da doğru değildir. Çünkü hepimiz bir insan tarafından zaman zaman kırılırız ve o kırgınlığı biriyle paylaşmak konusunda insani bir ihtiyaç duyarız. Burada da önemli olan şey kimin dedikodusunu yaptığıdır. Evet bu diyalog herhangi bir kişi için olabilir hatta hayattaki en yakını annesi için bile olabilir. İşte o zaman kişi hakkında seçtiği kelimeler bize yol gösterici olur. Sıklıkla bir arada olduğu bir insanı sürekli eleştiren biri ve bu rahatsızlıklarını size anlatırken ona hissettirmeyen bir kişiye güvenmek konusunda iki kere düşünün derim. 

Kimin dedikodusunu yaptığı ve eğer o kişi çok yakını ise sarf ettiği sözler ve beden dili kişilik için ayırıcı özelliklerdir.

Az önce bir ilişkiyi hüsrana uğratan şeyin hızlı tüketim olduğunu söylemiştim. Yukarıda anlattığım örnekleri bir kere görmek yeterli olmaz. Hemen hüküm vermek büyük haksızlık olur. Çünkü hepimiz için istisnai haller olur. Yapmam dediğiniz şeyi bir anda yaparken bulabilirsiniz kendinizi. Ama pişmanlık üzeri kolaylıkla örtülüp geçilecek bir duygu değildir. Örtenler ve pişman olmayanlara güvenmek konusunda bir kez daha düşünün derim. 

***

Son kısımsa şu; insanları değiştiremezsiniz. Onlara yeni hobiler edindirebilirsiniz, yeni bakış açıları kazandırabilir daha önce yapmadığı bir şeyin zevkine ortak edip onu da bu alışkanlığın içine çekebilirsiniz. Bu o insanı zenginleştirmek olur ama değiştirmek olmaz. Değişimi siz yapamazsınız ama bunu o isterse yardımcı olabilirsiniz. İstemeyen birini bir süre uyarırsınız. Zamanla onu kırmaktan ya da kaybetmekten korkup uyarmaktan vazgeçersiniz ve işte o vazgeçiş anınız o kişinin meydan benim dediği andır. Sonra ne mi olur? Bizim toplumumuzda psikiyatri hapı kullanarak iyileşmeye çalışan insanların geldikleri noktanın ta kendisi olur. 

Bazı adımların geri dönüşü zordur. O yüzden adımı atmadan önce sadece sevmekle kalmayıp tanımaya çalışın. 

Mine Mulcar
İlişki Danışmanı

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT