Toplumsal Değişme Anlayışı
TOPLUMSAL DEĞİŞME ANLAYIŞI
Yazar. : Anthony D. Smıth
Yayınevi. : Gündoğan yayınları
Türü. : Sosyoloji
Çevirmen. : Prof. Dr. Ülgen Oskay
Değişim hayatın temel dinamiğidir.
Değişim dinamiğini anlamak ve ona yön vermek bir hayli zordur.
Toplumlar oluşturduğu gelenek, görenek, örf ve anane haline getirdiği toplumsal alışkanlıklarını kültüre dönüştürerek geleceğe aktarmak, gelecek nesilleri bu kültür ikliminin atmosferiyle kuşatmak arzusunu diri tutarak oluşturduğu toplumsal kimliğini muhafaza etmek için değerler ve kurumlar oluşturur.
Muhafazakarlık üzerinden bu değerler korunur, gelişmenin değilse bile değişimin, özellikle sosyal değerleri zedeleyecek endişesi ve korkusuyla değişim düşmanı kesilirler.
Bu kader gibi bir şeydir ve bunu değiştirmek pek kolay değildir.
Bu ifademden kastım, insanların tutumuna dairdir.
Hayatın dinamiği ve zamanın ruhu, insan zihninin ürettiği yeni fikirler hayatı değiştirmeye devam eder.
Bugüne kadar tarihin akışı büyük olaylar dışında hep gelişmeden, her gelişme değişimin hızını artırmaktan kurtulamamıştır.
Bu kitap sosyoloji ve antropoloji ilmiyle ilgilenen düşünür ve akademisyenlerin insanlığın yaşadığı değişimin dinamiklerini bilimsel çalışmalarla anlamaya çalışmak, sosyal bilimleri deneysel çabalar, daha doğrusu değişimi doğuran toplumsal dinamikleri bilimsel verilerle anlamaya ve öğrencilerini kılavuzluk etmeye yönelik çabalarının ürünüdür.
Esasen bu kitap sosyal bilimler öğrencilerinin istifade etmesinde yardımcı olmak için hazırlanmıştır.
Sosyoloji ilminde değişim konusunu inceleyen iki akımdan söz edilir.
Bunlar, İşlevselciler ve Evrimciler olarak bilinir.
İşlevselciler:
Yapısal işlevselcilik, toplumu istikrar ve uyum içinde çalışan birbirine bağımlı parçalardan oluşan bir sistem olarak gören sosyoloji yaklaşımıdır. Kurumlar ve normlar, sistemin devamını sağlamak için gerekli işlevleri yerine getirdikleri için varlıklarını sürdürürler.
Evrimciler, yeryüzündeki canlılığın kökenini, çeşitliliğini ve gelişimini evrimsel süreçlerle, yani doğal seçilim ve genetik varyasyon gibi mekanizmalarla açıklayan bilim insanları ve teoriyi destekleyen kişilerdir. Biyolojik evrimi modern biyolojinin temel taşı olarak kabul ederler.
Değişimin sebepleri ve biçimini anlamak ve ona yön vermek ancak bu temel dinamikleri ve etki gücünü bilmek ile mümkündür.
Kitaptan konuyla ilgili bir bölümle devam etmekte fayda görüyorum.
“Hiç kuşkusuz, Batı düşüncesindeki egemen gelenek değişmenin içselliği örneği olmuştur. Bu bakış açısına göre, değişme, bir bitki veya hayvanın büyümesine, gelişmesine benzer; yavaş, sürekli, karşı konulmaz ve geri döndürülemez, yukarıya doğru helezoni muntazam ve hepsinden öte içsel ve doğal. İnsan da benzer bir yaşam döngüsüne sahiptir; bu yaşam döngüsünün nitelikleri doğanın kendisinde bulunan niteliklerdir. Ve insanın ürünleri olarak toplum ve kültür ve bilgi de doğada bulduğumuz niteliklerin aynısına sahiptir ve içlerinde kendi oluşlarının tohumlarını taşırlar. Toplumlar ve kültürler basit başlangıçlardan, ham kaba, küçük ve gelişmemiş gerçeklerden ‘yavaş yavaş' karmaşık, incelikli ve ileri uygarlıklara dönüşmüşlerdir. Bu uygarlıklar embriyonik orijinal biçimin içsel karakterini, özelliklerini tümüyle gelişmiş biçimiyle yansıtır niteliktedir. Diğer bir deyişle, bu çerçevede toplum kendi kendini yaratan, yenileyen bir ürün, bir sonuç, küçük adımların birikimi yoluyla ulaşılan karmaşık bir durum olarak ele alınmaktadır.
Bununla beraber içsel örneğinin dışsal öge veya olaylara ilgisiz olmadığı da açıktır. Tam tersine bu içsel gelişme örneğinin dayandığı biyolojik analojinin kendisi çevrenin-güneş, su, besin ve hava-can alıcı rolünü yansıtan kanıttır. Toplumlarında da uygun fiziksel ve toplumsal çevreye ihtiyaçları vardır. Toplumlar da dış düşünce ve ilişkilerden, savaşlardan, yeni kandan, araştırma, inceleme ve keşiflerden, ticaretten kaynaklanan uygulamalara gereksinim gösterir. Dinamik dengenin akıcı, engelsiz birikimini ‘bozan' ve yeni bir evrimsel değişme döngüsünü başlatan işte bu olaylardır.”
Shf. 201-202
***Okundu.



Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.